S/Y VEGA



Bu, 1931 yılının Mayıs ayında İsveç'te doğmuş, kuzeyin soğuk sularından Akdeniz'in sıcak sularına kadar denizleri gezmiş, uzun yaşamının kısa bir dönemi hariç hep sevilmiş ve iyi bakılmış bir genç kızın hikayesidir. 2026 yılının Mayıs ayında 95 yaşını dolduruyor. Ona daha nice keyifli ve sağlıklı yıllar diliyoruz..

Vega teknesi hakkında ilk ve neredeyse tek detaylı bilgi Yücel Köyağasıoğlu'nun "İstanbul Kotraları" kitabında bulunur. Aşağıda kitabın 292. sayfasında başlayan Vega ile ilgili bölümünün tam metnini bulacaksınız.

"Bu güzel kotrayı ilk defa 1950’de Büyükdere'deki çekek yerinde gördüm, Türkiye'ye Amerikalılar tarafından daha yeni getirilmişti. Yanılmıyorsam Cumhuriyet tarihimizde Yıldız'dan sonra gelen ikinci tekneydi. İsveç yapımı olan Vega’nın gövdesi tümüyle çok kaliteli meşe ağacından imal edilmiş olup teknenin bordaları bir İskandinav mobilyası kadar düzgün, armozsuz ve pırıl pırıl vernikliydi. Ahşap işçiliğine herkes hayran olmuştu. Vega, sonradan öğrendiğime göre “Svenska Kryssarklubbens Utlottningsbat” yani İsveç'teki en büyük yelken kulübünün 1931’deki piyango teknesiymiş. Bahar ayları gelip de, İsveç'te günler uzamaya başlayınca, kışın o kasvetli karanlığından kurtulan insanlar meydanlara yerleştirilen piyango teknelerini kazanabilmek için kuyruklar oluştururmuş. Herkesin başlıca rüyası, bir tekne sahibi olup denizlere açılabilmek olan 8 milyon nüfuslu İsveç'te, 1 milyona yakın tekne vardir. İşte Vega da bunlardan biriydi. Erik Eriksson Tersanesi’nde 1931 de inşa edilen teknenin boyu 8 metre, su hattı 7.50 metre, eni 2.50, derinliği 1.50 metre olup salmasında 2.25 ton balast bulunmaktadır. Vega, baş tarafı çok yüksek, kıvrık bir yeke ile kullanılan dümen palasını sivri kıçında taşıyan, tipik bir İskandinav teknesiydi. Üzeri yuvarlak ve oldukça yüksek olan kamara davlumbazı, beyaz boyanmıştı. Burnundaki, ucu kalkık civadrasına bağlı olan flok yelkeni, direk tepesinin çok altında yer alan şeytan çarmıklı çatalın dibinden basılırdı. Tipik bir kotra arması olan Vega’nın tabii ki bir de tirinket yelkeni vardı. Hafifçe arkaya bakan tek gurcatalı direğine bastığı markoni ana yelkeninin üzerinde, şimdi artık hatırlayamadığım, kırmızı renkte bir takım harfler taşırdı. O yıllarda sadece yelkenlerinde 12 TK yazan şarpilerin dışında hiçbir yatın yelkeninde böyle yazılar yoktu. Vega’nın bir balığı andıran su altı formu olağanüstü biçimliydi. Tekneyle beraber, büyük makaralara sarılı, o güne kadar görmediğimiz güzellikte, çesitli renk ve kalınlıkta halatlar gelmişti. Kaptanlığını yapan Mustafa adındaki Karadenizli’ye ne kadar rica ettiysek bir parça bile vermediydi bize. Bu halatlar sonsuza kadar yeterdi Vega’ya. 50’li yıllarda kullanılan bir tek halat cinsi vardı, o da ellerimizi sıyıran kendir halattı. Gamı açılsın diye tekne yol alırken arkamızdan koyverirdik yeni halatın rodasını. Bir de karışıverirse açmak çok da zor olurdu. Makaralı halatları ilk defa Vega'da gördüm. Tabii o zamanlar paraketa halatı olarak bilinen ithal malı örgülü halatlar da vardı ama, bunlar çok kıymetli malzemelerdi.

Amerikalılar Türkiye'den ayrıldıktan sonra, Bülent Yazıcı'nın sahibi olduğu Dragut'un ardından Vega'yı satın aldığını duyduk. Tekne artuk Moda İskelesi'nin önünde duruyordu. Daha sonraları, Bülent Bey, Vega'yı 1967'de Şecii Edin'e satıp (Rıfat Edin'in babası), Muhittin Öney'in Keyfim'ini aldı. Yaklaşık 8 yıl, Edinler hâlâ bordaları vernikli olan bu güzel tekneyle defalarca yarışlara girdiler, en búyük rakipleri ise, emektar Seddülbahir'di. Vega, 1975'te tekrar el değiştirip İlkester polyesterlerinin sahibi veya müdürü olan bir bey tarafından alınıp bordaları beyaza boyatıldı. Tekrar el değiştiren tekne, bir ara ortadan kayboldu.

Şimdilerde ise Vega, Bodrum İçmeler'de son günlerini bekliyor. 4 yıl evvel, şimdiki sahibi artık iyice eskimiş olan gövdesini tamamen kazıdı, çıplak hale getirdi. İnatla 1 cm'e yaklaşan armozlarına çıta çakıp tekrardan vernikli hale getireceğini söylüyordu. Artık bu teknenin tek kurtuluş yolu, ancak yaşlı gövdesinin ince bir cam elyaf takviyeli epoksi ile kaplamaktı. Bunu ne kadar kendisine izah etmeye çalıştımsa da, bir türlü ikna edemedim. Soyulmuş tekne, dört yıldır yağmurun ve güneşin altında, gözlerimin önünde çürüdü bitti. Artık tersane sahibi Erol Ağan'ın vuracağı kazmayı bekliyor (Ocak 2006)."

1931 ilkbaharının karşılanması için düzenlenen piyangonun duyurusu da "İstanbul Kotraları" kitabında var.

UTLOTTNINGSBÅTEN

VID DET ORDINARIE MÖTET I SLUTET AV NOVEMBER
lörra aret beslöts, att lottbåten 1931 skulle bliva en kustkryssare av moderaiserad kostertyp, konstruerad av marindirektör T. Herlin. Den biggesvid Erik Erikssons varv i Strängnäs och skall levereras i mitten av maj. Fullt utrustad betingar båten en kostnad av omkring 6300 kr. Dess huvuddimensioner äro:
Längd över allt (Lmax) ....................................... 8,65 m.
     "     i konstruktionsvattenlinjen (Lvl) .......... 7,31  "
Största bredd (Bmax) .......................................... 2,47  "
Största djupgående (dmax) ................................. 1,45  "
Segelarean med klyvare är 40,0 kvm. medballong 43,6 kvm., deplacementet 5,00 ton och kölvikten 2,25 ton. Mãtnings talet enligt Kryssarktlubbens regel är 6,3 m. (6,4 m. medballong).

PİYANGO TEKNESİ

Bu yılın Kasım ayı sonunda yapılan olağan toplantıda, 1931 piyango teknesinin, donanma direktörü T. Herlin tarafından tasarlanan modernize edilmiş kıyı tipi bir kıyı kruvazörü olmasına karar verildi. Tekne, Erik Erikssons'un Strängnäs'teki tersanesinde inşa ediliyor ve mayıs ayı ortasında teslim edilecek. Tam donanımlı teknenin fiyatı yaklaşık 6300 SEK olacak. Başlıca boyutları şunlardır:
Toplam uzunluk (Lmax) ....................................... 8,65 m.
     "     Tasarım su hattı uzunluğu (Lvl) ............. 7,31  "
En büyük genişlik (Bmax) .................................... 2,47  "
En büyük draft (dmax) ......................................... 1,45  "
Yelken alanı, ayırıcılarla birlikte 40,0 m2., balonla birlikte 43,6 m2., deplasman 5,00 ve omurga ağırlığı 2,25 tondur. İsveç Yelken Kulübü kurallarına göre eni 6,3 m. (6,4 balonla birlikte).

Bu piyango duyurusu teknenin inşa edilmekte olduğunu ve Mayıs ayı ortasında teslim edileceğini söylüyor. Buna karşılık sağ üst köşedeki, sonradan vurulmuş bir damga olması gereken yuvarlak içinde teknenin adının "Aprilia" olduğu, "SFC 5371" numarası ile kaydedildiği ve sahiplerinin Björn & Margareta Merseburg ailesi olduğu yazılı. Margareta ailesi Aprilia ile iki kez İngiltere'ye yelken açmış.

İsveç'in meşhur gemi tasarımcısı ve o sırada Donanma Direktörü olan Tore Herlin'in (1879-1967) çizdiği Vega'nın planı da "İstanbul Kotraları" kitabından alınma. Bu plan da büyük ihtimalle 313 numaralı piyango biletinin/duyurusunun parçası:




Aprilia 1950 yılında bir Amerikalı tarafından trenle İsveç’ten Türkiye’ye getirilmiş ve adı Vega'ya değiştirilmiş. Bu tarihten, tesadüfen yine Amerikalı olan son sahibinin Türkiye'den ayrılmasından sonra ortadan kaybolmasına ve Ocak 2006 tarihli perişan resmine kadar olan hikayesi yukarıda kitaptan yapılan alıntılarla anlatılıyor.


Gençlik, o güzel günler...

Vega, yanında Arslan Fenerbahçe'de

Bülent Yazıcı, yarışlarda benim eski rakibim, bugünün usta yelkencisi olan oğlu İbrahim ile seyirde (belki bu da bir yarış)

Vega Bülent Yazıcı'da iken Cumhuriyet döneminin ilk ressamlarından Ayetullah Sümer (1905-1979) tablosunu yapar ve Bülent Bey'e hediye eder.

Yacht dergisinin 1965 Temmuz sayfasının kapağını Vega'nın bir yarıştaki balonlu seyri süsler.

Balonlu bir seyir

Vega Bodrum'da. Bordası beyaz boyalı. Yoksa sonun başlangıcı mı...




Unutulmuşluk, perişanlık, sonunda keşfedilme..




Bu fotoğraf Ocak 2006'da Yücel Köyağasıoğlu tarafından çekilmiş. Vega vurulacak son kazmayı bekliyor.

İstanbul'da ortadan kaybolduktan sonra bilindiği kadarıyla tesadüfen yine bir Amerikalı olan son sahibi tarafından restorasyon amacıyla Bodrum İçmeler'de 2000 yılında karaya çekilmiş. Yıllar sonra kızıyla konuşulduğunda babasının vefat ettiği öğrenilmiş. Ağanlar tersanesi teknenin son sahibini öğrenmek için Liman Başkanlığı ile temasa geçmiş ancak herhangi bir kayıt bulunamadığı cevabını almış.

Sonuç olarak Vega 2015 yılında tersaneye geçmiş..

Tersane civarında yaptığı olağan gezintilerden biri sırasında Bodrumlu Bahadır Kaptan, bulunduğu yerden kendisine göz kırpan, yorgun, yıpranmış fakat hala güzelliğinden bir şey kaybetmemiş bir kızla karşılaşır. Kaptan, çocukluğunda kendisinde büyük izler bırakmış olan Vega’yı hemen tanır. O andan sonra aklında tek bir düşünce vardır, onu alıp oradan götürmek ve eski haline kavuşması için dişiyle-tırnağıyla emek vermek… 1931 yılında İsveç’teki Erik Erikssons Tersanesi’nde inşa edilen, bir balığı andıran göz alıcı sualtı yapısıyla dikkat çeken, İstanbul’un ilk balon yelkenli yarış teknesi Vega ile Bahadır Kaptan’ın yürek birliği böyle başlar.




Gençlik ve güzellik merkezinde refit

Perişan halde yola çıktıktan sonra Vega gençlik ve güzellik merkezinin kapısından içeri girer. Başına üşüşen uzmanlar bakım yapmaya başlarlar.


ve 2. baharını yaşamak için yola çıktı.

Bahadır Sulugöz Kaptan refit işlemlerinin tamamlanmasını takiben 21 Aralık 2017 tarihinde Vega'yı İstanbul Silivri limanında bağlama kütüğüne kaydettirir.


Boat Show Şubat 2018

Bahadır Kaptan'ın öncülüğünde Tekno Marin tarafından yeniden dünyaya getirilen Vega 10-18 Şubat 2018 tarihlerinde CNR EXPO / Yeşilköy'de düzenlenen Avrasya Boat Show'da görücüye çıkar ve işçiliğiyle büyük beğeni toplar.




Yücel Köyağasıoğlu'nun "İstanbul Kotraları" kitabının 2. baskısı Şubat 2026'da çıktı. Vega bölümü şöyle bir değişikliğe uğramış:
 "…Sonunda kalan hurdayı tersaneden çıkartıp resmen çöpe attılar.
  Sonra bir mucize oldu, Vega'nın son halini gören Bodrumlu Bahadır Kaptan bu hurdayı satın alır ve Tekno Marin firmasına neredeyse yeniden yaptırır. Omurgası hariç Vega'nın tüm meşe kaplaması söküldü ve yerine maun kaplandı. 2018 yılında Moravia firması sponsor olarak tekneyi çok güzel boyadı ve sergiledi. Dr. Hasan İnsel'e satılan Vega'nn şimdilerdeki yeni sahibi olan Dr. Cengiz Babacan, Bodrum Gümüşlük'te duran teknesi ile tekrar denize açılmak için gün sayıyor.
  Teknelerin de kaderleri olduğuna inananlardanım.
"




Vega'nın Dr. Hasan İnsel tarafından alınması ve donatılması

Sıkı bir klasik otomobilci olan sevgili arkadaşım Dr. Hasan İnsel Boat Show sonrası bir alışveriş sitesinde Vega'nın reklamını görür ve Bahadır Kaptan'ı arar. Görüşmeler sonunda anlaşmaya varırlar, 18 Aralık 2020 tarihinde sözleşme imzalanır ve tekne o sırada bulunduğu Didim'den 21 Aralık 2020 tarihinde Bodrum'a doğru yola çıkar.

Hasan çok şık bir mobilya halindeki Vega'yı derhal donatmaya başlar. 2021 yılının hemen tamamı Vega'nın tam donanımlı cutter tipi bir yelkenliye dönmesini sağlamak için geçer.

Bow thruster monte edilir.

Teknede bulunan 1997 model 18 HP İsveç Sabb motor 30 HP Yanmar ile değiştirilir.

Refit sırasında havuz arka kısmına yerleştirilen gaz kolu havuzun sancak tarafında saatlerin önüne alınır.

Kabin içi iskele yatak kısaltılarak..

mutfak lavabosu ile yatak arasına 75 lt Vitrifrigo 12 V buzdolabı konur.

Refit sırasında konulan elektrikli tuvalet Jabsco manuel tuvalet ile değiştirilir.

Toplam 100 lt 2 adet yakıt tankı, toplam 100 lt 2 adet pis su tankı ve toplam 200 lt 3 adet temiz su tankı PE malzemeden yerlerine ölçülü olarak imal edilir.

Maseratör, hidrofor, yağmur suyu ve lavabolar suyu için otomatik pompalarıyla iki adet transfer tankı, otomatik ve manuel sintine tulumbaları, mutfakta ocak, lavabolar..

Mandar ve iskotalar için Antal V-Cam R814 model 6 adet stopper ve XT30.2 model 4 adet Antal marka 2-Speed Self-Tailing vinç monte edilir. Bunlar Lancelin halatlar ile beraber Orhan Tüker tarafından temin edilir.

B&G Vulcan Series navigatör ve Ritchie V-537 pusula.

Levent Karabeyoğlu tarafından Dökar marka aluminyum ana yelken direği ve bumbası imal edilir, bunlar açık renk ahşap renge boyanır, aynı renk boom vang ile beraber monte edilir. Direk tabanı refit sırasında kamara davlumbazının üstü olarak düşünülmüşken sonra davlumbazla hatch arasında oluşturulan kutunun içine yerleştirilir.

Levent tarafından üretilen lazy jack’li Doyle ana yelken, furling sistemli flok ve trinket basılır.

Elektrik sistemi olarak 3 adet servis, 1 adet motor aküsü, 1200 W inverter, 30 Amp redresör

Ultra 16 kg Ultra çapa, Quick ırgat 80 m 6 mm zincir ve Quick chain counter..

Ana pano

Deniz merdiveni
-
yeke, ana yelken iskotası ve passarel

Bir de 2,30 m Zodiac bot "Zoe" ile 2,50 HP Suzuki motor "Suzy"...




Ve 2. bahar...

Vega'nın kaydını Bodrum limanına nakleden Hasan Bodrum'da başka Vega olduğu için ismi mecburen "Vega 1931" olarak değiştirir ve keyfini çıkarmaya başlar



2022 başlarından itibaren gezer, ailesi ile denize çıkar hatta tekne yarışa bile girer.







Hasan'ın Vega'yla ilgilenmem ve beraber gezmemiz için yaptığı teklif ve baskılar meşguliyetim yüzünden bir türlü sonuç vermeyince Hasan tekneyi almam için bana teklifte bulundu. Sonunda 28 Ekim 2025 günü devir yapıldı. Vega'yı Gümüşlük koyuna getirip bağladık ve Babacan ailesi kullanmaya başladı.